YENİLER

Site add
Çocuklara soru sormak
Reggio Emilia

Çocuklara soru sormak

 Çocuklara soru sormak

Çocuklarla herhangi bir konuda sohbet ederken onlara bilgiyi doğrudan vermek yerine onların fikir üretmeleri, hipotezler ortaya atmaları gibi zihinsel süreçlerini beslemek üzerine sıkça konuşuruz.

Reggio Emilia Yaklaşımında  yetişkinler, çocuğun merakına rehberlik edecek bir konuşma açarken genelde yaptıkları bir gözlemden ya da16f3dad429d7e8a90d9cc50b9d8b7347.jpg içten bir soruyla başlarlar.. Örneğin: Çocuklar papatyalar toplandıklarında, öğretmenleri onlara " Çiçeklerin şekli hakkında neye dikkat ediyorsunuz?" şeklinde bir soru yönelttiğinde bu, şekil ve simetri ile ilgili bir merakın doğumudur. 

Çocuklara, "3 yaşındakiler okur mu?" şeklinde ucu açık bir soru sorulduğunda eğer çocukların ‘okuma’ hakkında bir fikirleri varsa  okuyabilme konusunda yeteneklerini göstermek için kitaplara yönelerek yazılı materyale ilgi göstermeye başlayabilirler. Okuyamadıkları halde, onlara daha önce okunmuş, çok iyi bildikleri hikayeleri sayfa sayfa tekrarladıklarını gözlemleyebilirsiniz.

 

Sohbet ilerledikçe, çocuklara özellikle  "Nasıl" ile başlayan ucu açık sorular sormaya devam etmekte fayda vardır. " Bunu nasıl yapardın?" "Bu nasıl yapılabilir?"  Ya da ne ile ne yapmak isteyebiliriz? Çocuğun cevaplarını sorularla irdelemeye devam ederek , "Bu cevabını, iyi fikir haline getiren nedir?" gibi sorularla kendi hipotezlerini ve fikirlerini açıkça ve kesin belirtmeleri sağlamak mümkündür.

NEDEN ? ile başlayan sorular sormaktan özellikle kaçının. "Neden" kavramsal olarak küçük yaşta bir çocuk için çok zor bir sorudur. Bizim kültürümüzde ise en başta sorulan sorulardan biridir. Ancak gerçekten bu sorunun sohbeti daha iyi bir noktaya getirmek konusunda bir etkisi yoktur.

 

"Nasıl" ve "Ne" küçük yaştaki çocuklar için ulaşılabilir bir soru kalıbıdır. Onlar size, bir şeyin nasıl yapılabileceğini ya da bir şeyin ne olduğunu ya da ne anlama geldiğini söyleyebilirler.  Bu, sohbetlerimizde "neden" sorusuna yer olmadığı anlamına gelmez ama çocukların genel olarak cevap vermedikleri "neden" sorusunu esas soru olarak kullanmak sohbetin verimi açısından tercih edilmelidir.

Sorular  ve sohbet, bir merakın ya da ilginin en önemli kısmını oluşturuyor. Bu sohbet  PİNPON  tarzı bir sohbet olarak tanımlanabiliyor.

 

Pinpon tarzı sohbet ne demek ?

Örneklerle açıklamak gerekirse: Okulda çocuklar ve öğretmenler gölgeler üzerine konuşuyorlar. Öğretmenler,çocukların gölgelerin nasıl hareket ettiğini ve onların vücudumuza bağlı olup olmadığı konusundaki konuşmalarını dinliyorlar. Sonra öğretmen sorusunu soruyor. "Eğer parlak sarı bir giysi giyerseniz gölgeniz de sarı mı olur?” Bir anlık bir sessizlik oluyor ve sonra çocuklar cevap vermeye, bakış açılarını paylaşmaya başlıyorlar. Bazıları evet diyor, bazıları hayır, bazıları ise daha önceki tartışmalarına geri dönüyorlar.  Sonrasında öğretmen çocukların söylediklerini dinleyip, bunu sentezledikten sonra başka bir soru soruyor. (Yine çok dikkat, ilk soru öğretmenden gelmişti ama bundan sonraki sorular çocukların davranış ve söylediklerinin dikkate alınarak geliştirilen sorular) O zaman gölgenizin kendi kopyanız olduğunu söylediğinize göre, renkli olması lazım değil mi?  Bunun üzerine çocuklar, öğretmenlere daha etraflıca anlatma çabası içine giriyorlar.

 

Bu diyaloglar Pinpon tarzı sorgulamaya bir örnektir. Önemli nokta: Öğretmen çocukların söylediğinin doğru ya da yanlış oluşu ile hiç ilgilenmiyor. Onlara daha fazla ve derinlemesine düşünmeleri için, onların söylediklerinden oluşmuş sorular sormaya devam ediyor sadece.

Çocuklarla yaptığımız her sohbetin onları düşünmeye ve fikir üretmeye itecek bir fırsat olduğunu düşünürsek günlük hayatta çocuklarla sohbet ettiğimiz en ufak konuların bile büyük değeri olduğunu görüyoruz. Çocuklara ilgilendikleri konularla ilgili doğru bilgileri doğrudan vermek onların zihinsel süreçlerini ketlemektedir. Bu nedenle Reggio Emilia yaklaşımında “Asla bir çocuğun sorusuna cevap verme, öncelikle onlara ne düşündüklerini sor"  şeklinde bir bakış vardır. Çünkü bir çocuğun, sorusu varsa muhtemelen bir hipotezi de vardır. Çocuklara bunları konuşma fırsatı tanırsanız, onların kendi hipotezlerini kurmaları ya da yıkmaları için yardımcı olabilirsiniz.

Bu durum gerçekten de çocuğun kendisinin düşünerek keşfetmesi için belki de en önemli noktalardan biridir. Yani reflekslerimizi bir kenara bırakma zamanı. Bir çocuk soru sorduğunda ona cevap verme refleksimizi, soruyu ona yöneltmeye çevirmeyi çalışabiliriz bir süre.